Sayfalar

Rus yaşamı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rus yaşamı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

T Masa Düzeni

En altta bir haber videosunu paylaştım. Onu buraya koymamın nedeni haberin çok ilginç olması değil. Dikkatinizi patronun masasının düzenine çekmek istiyorum. Bu düzenin bir adı vardır, mutlaka, ama ben ‘T Masa Düzeni’ diye adlandıracağım.

Türkiye’de ve batılı tarz ofis yerleşiminde, patronun bir çalışma masası vardır, kocaman bir de koltuğu. Gelen misafirlerini ağırlamak için de masasının önünde koltuk ve kanepeler bulunur. Arada bir de çay ve kahve için bir sehpa. Beden dili ile uğraşanlar, bu yerleşimin, gelen misafiri rahat ettirmek bahanesiyle aslında kimin üstün olduğunu hissettirmek için bu şekilde yapıldığını söyler. Misafir koltukları ne kadar rahatsa misafir, o kadar aşağıda kalır. Patron, misafirlerle arasına kocaman çalışma masasını koymuştur, onun arkasında kendini güvende hissetmektedir. Misafirin deplasmanda ve daha alçak bir seviyede olması yetmez, aynı zamanda bir de arkasına saklanabileceği bir mobilya yoktur. Bazı patronlar, misafirlerini rahat ettirmek için bilinçli veya bilinçsiz bazen masalarından kalkar ve masanın önündeki koltuğa oturur.

Bir de haberdeki oturma düzenine bakın. Benim gördüğüm kısıtlı örnekte Rus tipi patron masası ‘T Masa Düzeni’ne sahipti. Patronun normal zamanda çalıştığı bir çalışma masası var. Gelen misafirleri içinse o masa ile aynı yükseklikte, bir başka dikdörtgen masa, çalışma masasına dik olarak yerleştirilmiş. Misafirler geldiğinde derhal bir toplantı düzeni almak mümkün.

Aşağıda her iki düzenin de krokisini çizmeye çalıştım.



Gelelim, benim fikirlerime… Ben, kesinlikle Rus tipi patron masasından yanayım. Türk tipinden hiç hoşlanmıyorum. Patronun odasına sohbete gittiğim, neredeyse hiç yok. Çalışmaya gittiğimde de defterimi, bilgisayarımı rahat koyacak yer istiyorum. Eğer birini ziyarete gerçekten sohbete gittiysem bile, tipik iş kıyafetinde etek ve topuklu ayakkabılarla rahat edemiyorum. Üstelik ‘T Masa Düzeni’, insanı, çalışmaya heveslendiriyor. Ama diyeceksiniz, patronun patronluğunu hissetmesi için Türk tipi düzen daha iyi. Ben aşağıdaki videoda sol tarafta oturan beyefendinin patronluğunu hissetmek veya hissettirmek için koltuk seviyesinde farka ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Eminim, siz de aynı fikirdesinizdir. Herkes Putin mi? Değil, ama patron olmak, tek oturma düzenine kaldıysa, zaten bence boş versin. Hem bu düzen çağdaş yönetim mantığına daha uygun. Yöneticiler, lider olacak, işbirliğini ve yaratıcılığı teşvik edecek.

Türkiye’de bir iki kere ‘T Masa Düzeni’ne rastladım. Uzunca bir süre de bu düzenden etkilenerek kendisi farklı bir düzen geliştirmiş bir yöneticiyle çalıştım. Bence, kesinlikle çok iyi bir düzen.

Yayın Tarihi: 2.Şubat.2011




Раздел: Новости

Счетная палата проверит расходование средств на обеспечение безопасности в российских регионах

31.01.2011

Глава правительства встретился с председателем Счётной палаты Сергеем Степашиным. Речь шла о работе ведомства в этом году. Как сообщил... Подробнее »

‘Аргументы и Факты’ Gazetesi

Bugün sizlere haftalık bir gazeteyi anlatmak istiyorum: Аргументы и Факты. Adının Türkçesi ‘Tartışmalar ve Olgular’. Bu isim de gazeteyi epey anlatıyor.

Gazete, 1978’de yayın hayatına başlamış, o zamanlar aylıkmış. 1982’den bu yana haftalık olarak yayınlanıyor. Sovyetler Birliği zamanında sevilen ama bulunması zor bir gazeteymiş. Kapalı bir abonelik sistemi varmış. Şu anda 7 milyondan fala kişinin okuduğu, Moskova’da basılan bir gazete.

АиФ’yı benzetebileceğim Türkçe bir gazete yok. A3’ten biraz küçük boyutta. Türkiye standartlarında az resimli ve renksiz, ama batı standartlarına göre resimli ve renkli, diyebilirim. Politika, ekonomi, bilim, sanat, kültür, aktüalite gibi geniş bir yelpazedeki konulara sahip. Entelektüel bir okuyucuyu hedefliyor. İnternet sitelerinde gördüğüm bir grafiğe göre okuyucularının %54’ü kadın, %46’sı erkek. %31’, 25-44 yaş, %23’ü 45-54 yaş arasında.

АиФ’yı Ankara’da sürekli bulabildiğim bir yer yok. Farklı yerlerde zaman zaman rastlıyorum. Ayrıca, yurt dışına çıktığımda da yabancı gazete ve dergileri satan yerlerde bulabiliyorum. İnternet sitelerinin adresi www.aif.ru . Eğer kaçırmadan okumak isterseniz, yurtdışından da abone olmak mümkün.

АиФ, Rusça öğrenenler için okuması zor bir gazete. Hedef kitlesine uygun olarak biraz yüksek seviyede bir dil kullanıyor. Konuların hepsi de bir yabancının ilgisini çekecek konular değil. Ben, hiç baştan sona okumadım. Ama ilgimi çeken konular bulduğumda, zorlanarak da olsa okumayı seviyorum. İnternet sitesi de güzel hazırlanmış bir site. Zorluğuna rağmen, Rusça öğrenenlerin, orta seviyeleri geçtikten sonra göz atmasını öneririm.

Keyifli okumalar...

Yayın Tarihi: 9.Ocak.2011, Pazar

Группа «Пикник» (Piknik Grubu)

Daha önce sizlere Наше Радио (Naşe Radyo)'dan bahsetmiştim. Piknik, Наше Радио’yu dinlerken keşfettiğim bir grup. Bugün de biraz onlardan konuşalım.

Piknik, ismi kesinlikle çağrıştırmasa da, rock grubu. Müziği anlatmayı pek beceremem ama yoğun olarak klavyenin olduğu ve hafif senfonik bir tarzları var. Bazen yerel çalgılar da kullanıyorlar. Anlayabildiğim şarkı sözleri derin, biraz da karamsar, sanki. Grubun üyeleri, gitar ve vokalde Эдмунд Шклярский, bas gitarda Марат Корчемный, davulda Леонид Кирнос ve klavyede Станислав Шклярский . Эдмунд Шклярский, şarkıları da yazıyor.

Piknik, 1981’de kurulmuş ve ilk albümleri 'Дым'. 2010 yılında da son albümleri 'Театр Абсурда'yı (Absürd Tiyatrosu) çıkarmışlar. Ben son albümlerindeki 'Кукла с человеческим лицом' (İnsan yüzlü kukla) şarkısına vurulup grubun peşine düşmüştüm. Gerçekten çok güzel bir şarkı.

İyi hoş, güzel anlatıyorsun da, albümlerini nereden bulup da dinleyeceğiz derseniz, internet sitelerinde bütün albümleri var. Adresi: www.piknik.info . Açılış sayfasında, 'Театр Абсурда' dahil dört albümlerini dinlemek mümkün. ‘Альбомы’ bağlantısına girerseniz, bütün albümleri şarkı sözleriyle birlikte var.

Eğer rock müzikten hoşlanıyorsanız, Rusça ile hiç ilişkiniz olmasa bile 'Театр Абсурда' albümünden 'Кукла с человеческим лицом' şarkısını dinleyin. Bir de 'Урим Туммим' şarkısını dinlemenizi şiddetle öneririm. İnanmayacaksınız ama şarkı Rus rock grubundan Ankara havaları (Evet, abarttım, ama çok da değil.). Daha önce söylemiştim, yerel çalgıları da kullanıyorlar, diye. Rus bir grup için bağlama da yerel çalgı oluyor.

Dinleyin ve lütfen fikirlerinizi de benimle paylaşın.

Fotoğraf: Андрей Федечко, Piknik internet sitesinden.


Yayın Tarihi: 25.Ağustos.2010, Çarşamba

Radyo Mayak (Радио Маяк)

Bugün bir radyo kanalından bahsedeceğim: Radyo Mayak (Радио Маяк).

Radyo Mayak, bütün Rusya’da yayın yapıyor. Sovyetler Birliği tarafından, batılı seslere karşı kuruluş kararı alınmış ve ilk yayınını 1.Ağustos.1964’te yapmış. Bu arada, маяк deniz feneri demek.

Program biçimlari, genellikle karşılıklı konuşmalar ve aralarda müzik şeklinde. Aktüel konularda programları var ve pek çok konukları oluyor. Telefonla bağlantı da alıyorlar. Yarım saatte bir kısa haberleri veriyorlar. Çalınan müzik popüler müzik. Sadece Rusça çalmıyorlar. Hatta galiba İngilizce şarkılar daha fazla. Sloganları, ‘Жизнь продолжается!’ (Yaşam devam ediyor!)

İnternet üzerinden de yayınları var. Adresleri, http://www.radiomayak.ru/ . Ayrıca, gene internet sitelerinde bölge ve şehirlere göre frekans listeleri de var.

Bir de dinleyin, isterseniz.

Yayın Tarihi: 24.Ağustos.2010, Salı

Naşe Radyo (Наше Радио)

İnternet çağı sağ olsun, Rus radyosu dinlemeyi seviyorum. Bu aralar dinlemeyi en çok sevdiğim radyo, Naşe Radyo (Наше Радио). Adresi http://www.nashe.ru/ . Bu adresten yayını da var. Eğer Rusya’daysanız şehirlerdeki frekans listesi internet sitesinde.

İstasyon 1998’den beri yayındaymış. Rus rock müziği çalıyorlar. Benim anladığım kadarıyla Rusya’nın en popüler rock gruplarının şarkılarını yayınlıyorlar. Şarkılarının hepsi Rusça. Dil öğrenmenize destek olarak dinliyorsanız, önemli ayrıntı. Aralarda konuşma ve reklam az. Kısa olmak kaydıyla haberler var. Benim sevdiğim tarz radyo. Çalan müzik de hoşuma gidiyor. Dile biraz daha hakim hale geldikten sonra sıkı bir Rus rock müziği takipçisi haline gelebilirim.

İnternet siteleri de güzel bir site. Müzik haberleri, albüm tanıtımları, bir de listeleri var. Bu radyo sayesinde haberdar olduğum iyi gruplar oldu. Tahmin edersiniz, Türkiye’de olup, yalnız başına seveceğin müzik bulmaya çalışmak zor. Ben kullanmadım ama daha etkileşimli uygulamaları da var. Hatta kareoke bile var.

Siz iyisi mi benim anlatmamı boş verin, bir tıklayıverin.

Yayın Tarihi: 13.Ağustos.2010, Cuma

Ciguli ile Lada Arabanın Ne Alakası Var?

Cumartesi derste lafı geçti, öğrendim, Jiguli (Жигули) aslında Lada olarak bildiğimiz araba markasıymış. Biz, Türkiye’de Ciguli ismini bambaşka şekilde tanıyoruz. İşte hikayesi…

Önce Ciguli’yi bilmeyenlere anlatayım, unutanlara hatırlatayım. Ciguli, Bulgaristan doğumlu, Türkiye’de ünlü olmuş, Roman müziği yapan bir şarkıcı. 1999’da Binnaz diye bir şarkı çıkarttı. O sıralar televizyonda dizilerde falan da rol aldı. Binnaz, oynak bir şarkıydı. Şu sıralar, Ciguli, ne yapıyor, bilmiyorum.

Gelelim Lada Jiguli’ye... Jiguli, Volga kıyısında bir bölgenin adı ve Lada’nın üreticisi AvtoVAZ (АвтоВАЗ) firmasının bulunduğu şehir Tolyatti (Тольятти) bu bölgede. 1974’te çıkardıkları bir arabaya marka olarak Jiguli ismini vermişler. FIAT 124’e benzeyen bir araba. Ama uluslar arası pazara çıkarken, jigolo kelimesine benzerliğinden dolayı, markanın ismini Lada (Лада) olarak değiştirmişler, ama bu isim Rusya'da hala kullanılıyor.

Esas soruya geri dönelim. Ciguli ile Lada arabanın ne alakası var? Vikipedi der ki, akordeonu çok hızlı ve kıvrak çaldığından dolayı, arabaya benzeterek, ona bu takma ismi vermişler.

Buna ne dersiniz?

Yayın Tarihi: 9.Ağustos.2010, Pazartesi

Rus İsimleri

Bir tek Rus romanı dahi okuduysanız, bilirsiniz, Rus isimleri karmaşıktır. Aynı kişiden onlarca farklı isimle bahsederler. İnsanın adı gibi basit bir konuyu nasıl bu hale getiriyorlar, bilmiyorum, ama bir şekilde başarıyorlar.

Rus isimleri üç kelimeden oluşur. Birincisi ad, üçüncüsü de soyad. Farklı olan ikincisi. O kelime baba adından türetilir. Bu isme Rusçada otçistva (отец kelimesinden отчество) deniyor. Bu kelime, x'in oğlu veya kızı demek. Rusya Başbakanı’nın adı ‘Vladimir Vladimiroviç Putin’ (Владимир Владимирович Путин). Babasının adı da Vladimir imiş. ‘Savaş ve Barış’ın ünlü yazarının adı ‘Lev Nikolayeviç Tolstoy’ (Лев Николаевич Толстой). Onun babasının adı da Nikolay imiş. Birine kibar hitap ederken ad ve baba adını birlikte kullanıyorlar. Tolstoy için kibar hitap tarzı Lev Nikolayeviç. Bu, bizdeki Aslıhan Hanım karşılığı oluyor.

Rusların kullanmayı çok sevdikleri bir de küçük isimleri oluyor. Küçük isim, her zaman isimden kısa olmayabiliyor. Şöyle örnekler var: Aleksandr (Александр) – Saşa (Саша – Benim ilk kez birine hitap ederken kullandığım kısa isim.), Aleksey (Алексей) – Alyoşa (Алёша – Karamazof Kardeşler’den hatırlayın.), Anna (Анна) – Anya (Аня), Natalya (Наталья) – Nataşa (Наташа; Maalesef bizde en çok bilineni. Ama ben bu ismi ‘Savaş ve Barış’tan hatırlamayı seviyorum.) Resmi olmadıkları, neredeyse her durumda, bu kısa ismi kullanmayı tercih ediyorlar. Bazen kısa isimleri de farklı farklı söyledikleri oluyor.

Yukarıdakilere ek olarak, gene yakın kişiler arasında, baba isminden gelen ikinci adı kısaltarak söyledikleri de oluyor. Mesela, ‘İvanoviç’, ‘İvaniç’ olabiliyor.

Bu kadar isim arasında Rus romanlarında kimin kim olduğunu anlamakta neden zorlandığınızı anladınız, değil mi?

Dikkat çekecek bir başka konu da, Rus kadın isimleri, ikinci isimleri ve soyadları ‘a’ veya ‘ya’ ile biter. Rusçada, Fransızca veya Almancada olduğu gibi, canlı-cansız, bütün isimlerde cinsiyet vardır. Bu değişiklik de ondan.

Günlük hayatta, genellikle, yabancılardan isim konusuna bu kadar hakim olmalarını beklemiyorlar. Örneğin, benim gördüğüm İngilizce kartvizitlerde ikinci isimlerini kullanmıyorlardı. Gene de emin olmak istediğiniz her zaman sorun, derim.

Umarım bu yazı hayatınızı biraz kolaylaştırmıştır.

Yayın Tarihi: 4.Ağustos.2010, Çarşamba